Yükleniyor…
Yükleniyor…
Tez · TR
MELIS KUTMAN UULU
İmam Mâtürîdî hiç şüphesiz Mâverâünnehir'de yetişen önmeli alimlerdendir. O kendi adıyla isimlendirilen kelam ekolünün kurucusu olmanın yanı sıra Ehl-i Sünnet kelamının da en önemli kurucu temsilcilerindendir. Kendi döneminde dalalete düşmüş fırkalar ile mücadele ederken doğru inanç sisteminin de temellerini atmıştır. Kendisinden sonra gelen takipçileri de bu duruşu geliştirerek devam ettirmişlerdir. İmam Mâtürîdî her konuda olduğu gibi konumuz olan Allah'ın haberî sıfatları konusunda da ifrat ve tefrit uçlarında yer almamış vasatı korumuştur. Sadece nassların haber vermesi sonucu bilinmesi mümkün olan bu sıfatları anlama konusunda başlıca üç tutum ortaya çıkmıştır. Birincisi: haberî sıfatların nasslarda geçtiği şekliyle Allah'a nispet edilmesi ancak anlamı konusunda bir görüş beyan etmeyen selefin tefvîz tutumudur. Bu görüşü benimseyenlere göre bu sıfatların manasını sadece Allah bilir. İkincisi: Allah'a sıfatları isbat etmede aşırıya giden teşbih ve tecsim tavrıdır ki Allah'ı yaratıklara benzetmek anlamına gelmektedir. Üçüncüsü ise Allah'a nisbet edilen bu sıfatların mecazî ifadeler olduğunu belirtip belli kurallar çerçevesinde Allah'ın ulûhiyyetine layık bir şekilde te'vil edenlerin tutumudur. Mâtürîdî zikri geçen tutumların sonuncusunu benimseyenlerdendir. Ancak o, ilgili sıfatları dilin müsaade ettiği ölçüde te'vîl etmekle beraber son tahlilde bunun zan ifade ettiğini söylemiş ve söz konusu sıfatların nihaî ve kesin anlamlarının, yapılan te'viller olduğunun söylenemeyeceğini de sık sık vurgulamıştır. Anahtar kelimeler: Mâtürîdî, haberî sıfat, tefvîz, teşbih, tecsîm, te'vîl, müteşâbih.
Kübra Altay