النص التركي
rak benimsendiğini aktararak İmam Mâturîdî’ye kadar bu isimleri bir silsile halinde sıralamaktadır.11 Onun Mâturîdî’den önceki bu isimleri zikretmesinin nedeni tekvînin ezelî bir sıfat olduğu fikrinin, sonraki Hanefîler tarafından ortaya atılmadığını, aksine Ebû Hanîfe’ye dolayısıyla selefe dayandığını ispat etmektir. Nesefî’nin bu temellendirmeden sonra bütün bu isimlerin Ebu’l-Hasan el-Eş‘arî (ö. 324/936)’den önce yaşadıklarını ifade etmesi12 söz konusu türedi suçlamasının Eş‘arîlerce yapıldığının da açık kanıtıdır. Dolayısıyla Nesefî burada Eş‘arîlerin tekvîne ilişkin iddialarına hem HorasanMaverâünnehir bölgesindeki Hanefî geleneğin temsilcilerine referansla hem de Tahâvî’nin el-Akîde’si