النص التركي
4) de “Te’vilâtü’l Kur’an” adlı eserinde bu farklılıkları dikkate alarak, ayetlerin bağlamına göre baştan sona bu kavramın geçtiği bütün ayetlerde kavramla bağlantılı anlam vermeye çalışmıştır. “el-hayatü’d-dünya” kelimesinin etimolojik yapısına girmediği gibi bu kavramı, bir çok Müfessir gibi insanların yaşadığı coğrafi mekân “arz/yeryüzü” olarak da görmeyip, ahlaki, manevi boyuttan ayetleri yorumlamaya çalışarak bir yaşam biçimi1 olarak görmüştür. Ancak Müslüman toplumun dünya hayatı kavramını algılamasına baktığımızda geçmişten günümüze bilhassa tasavvufla2 alakası olanlar başta olmak üzere Müslümanların dünya ve dünyadaki nimetlere karşı değişik boyutlarda Kur’an’ın vurgusunun aksine “ze