النص التركي
-737[?]) bu görüşü benimsemişlerdir.40 Ancak görünen o ki, Mücâhid bu görüşün de öncülüğünü üstlenmiş ve muhtemelen bu tevcihiyle müteşâbih âyetlerin tevilinin kapısını aralamak istemiştir. Taberî, yukarıda yer verdiğimiz İbn Abbas’ın tanımından farklı olarak muhkemlere, “Allah’ın helalini ve haramını muhkem bir şekilde beyan ettiği”, müteşâbihlere de “lafızları farklı olsa da mânaları birbirine benzeyen” âyetler anlamını verenler de olduğunu söylemiştir. Bu görüşü de İbn Ebû Necîh (ö. 130/747-748) yoluyla iki ayrı tarikten Mücâhid’e nispet etmiştir. Buna göre Mücâhid, muhkem ve müteşâbihin çerçevesini “Muhkemât, helaller ve haramlarla ilgili âyetlerdir; bunun dışındakiler müteşâbihler olup