النص التركي
için insanın akıldan daha eksiksiz, geniş (tevessü) bir bilgi kaynağına ihtiyaç vardır ki, bu bilgi kaynakları içinde haber olarak bilinen, nübüvvet geleneğine dayanır. 10 Neticede vahye dayalı ilim ve inanç ekseninde oluşan nübüvvet fikri, ‘Allah ile insanlar arasında kurulan yaratan-yaratılan ilişkisinin nasıl olması gerektiğini’ öğretecek olan alternatifsiz ilâhî bir yoldur. Çünkü akıl ve duyulara nispetle din, metafiziksel bir tecrübe olarak insani zeminde oluşan rasyonel bilgiden daha yüksek bir kategoride dikey bir bilgi kaynağıdır. Bu bakımdan Ebü’l-Mu‘în en-Nesefî (ö. 508/1115) ve Fahreddin er-Râzî (ö. 606/1210) gibi âlimlere göre nübüvvet tecrübesi, insanlara, nimet veren yaratıcıla