النص التركي
filozoflarının bilgi teorisini benimsemekten uzak tutan gerekçe ise hâricî nesnenin soyutlama sonrası zihinde hakikatinin değil bir sûretinin oluştuğu düşüncesidir. Nitekim bu durumda bilindiği iddia edilen şey bilindik durumda olmayacaktır. 3 Yani kelâmcılara göre filozofların bilgi teorisi kabul edildiğinde bilginin oluşumuyla ilgili sağlıklı bir sonuç elde edilemeyecektir. Öte yandan iki zümrenin âlem anlayışlarındaki farklılıklar da zihnî varlık karşısındaki konumlanmalarında etkili olmuştur. Öyle ki İbn Sînâ’nın (ö. 428/1037) düşüncesinden neşet eden zihnî varlık teorisi, soyutlanarak akla alınan nesnenin ontolojisi hakkında yapılan kelâmî açıklamayla çelişmektedir. 4 İslâm düşüncesinde