النص التركي
110/728) ve tâbiûndan bir grup, imana yalnızca amellerin delil olabileceği, sözün imana delil teşkil edemeyeceği şeklindeki görüşlerinden hareketle büyük günah işleyenin münafık olduğunu iddia etmişlerdir. Ebû Hanife(ö. 150/767)5 ve Ehl-i Sünnet’in çoğunluğunu oluşturan cumhur ise, büyük günah işleyen kimsenin “âsî bir mü’min” olduğunu, durumunun Allah’ın elinde olduğunu, dilerse ona günahı nisbetinde azap edeceği, dilerse affedeceği görüşünü öne çıkarmışlardır. Mu‘tezile’ye mensup olanlar ise, mü’minle Müslüman’ın arasını ayırarak, büyük günah işleyenin mü’min olmadığını, ancak müslüman sayıldığını iddia etmişlerdir. Şîa’nın bir kısmının konuya yaklaşımı da Mu‘tezile ile paralellik arz etme