النص التركي
ْ “ فَ َم ْن يَكْ فُ ْر اِبلطَّاغُوت َويُ ْؤم ْن اِب هّٰلل فَقَ د...Kim tâğutu inkâr edip Allah’a inanırsa, kopması mümkün olmayan َ استَ ْم َسكَ اِبلْعُْرَوة ال ُْوثْقهى َل انْف en sağlam tutamağa yapışmış olur.” bk. el-Bakara, 2/256. Bu ayette, tercihlerin belirlediği bir alanın sınırları çizilir. İslâm’ın erken dönemlerinde Müslümanlar arasında yaşanan iç karışıklıklar tekfiri sonuç vermiş, her inanç grubunun kendi görüşleri çerçevesinde sıklıkla kullandığı bir araç haline gelmiştir. Her mezhep kendi içerisinde iman ve küfür tanımı yapmış ve söz konusu iman tanımına uymayan kimseleri ise tekfir etmekten çekinmemiştir. Bu durum ise Müslümanların birlik ve beraberliğini zedelemiş, dini