النص التركي
nı (sadakasını/zekâtını) verin!” şeklindeki kısmının ziraî mahsuller için farz kılınan zekâtı yani öşrü (ve nısf-ı öşrü) kastettiğini ifade etmektedir. Ancak âyetin, hasat zamanı bir miktar ürünün ihtiyaç sahiplerine tasadduk edilmesinin lüzumunu ifade ettiğini öne süren müfessirler de bulunmaktadır. Diğer bir kısım müfessire göre ise âyet, tasaddukun vücubunu 13 14 15 zikredilen ‘îtâ-i zekât’ın Allah’a itaat ve O’na gösterilen ihlâs olduğuna dair İbn Abbas’tan gelen bir rivayet de bulunmaktadır. Bk. Ali b. Muhammed el-Mâverdî, en-Nüket ve’l-uyûn, nşr. Abdülmaksud b. Abdürrahim (Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, ts.), 6: 134. Mahmûd b. Ömer ez-Zemahşerî, el-Keşşâf an hakâiki gavâmizi’t-te