النص التركي
fıkıh” olan “fıkh-ı ekber”dir. Diğeri ise şer‘î ahkâmı bilmeyi içeren “ahkâmda fıkıh”tır. Ahlâkı temsilen tecessüm eden tasavvuf ise “fıkh-ı bâtın”dır.3 Netice itibariyle üçü de “fıkıh”tır. Bunu en açık ifade eden ise Ebû Hanîfe’nin fıkıh tanımıdır: “Fıkıh, kişinin (nefs) hak ve sorumluluklarını bilmesidir (marifet).” Bütün bunlar İslâm düşüncesindeki “iman-amel-ahlâk” ilişkisini göstermek- tedir. Daha teorik bir anlatımla “tevhîd-adalet-muhabbet” ilişkisini ifade eder.