Turkish Text
346/953) Sevâdu’l-a‘zam adlı eserinde nübüvvet bahislerinde ismet ve zelle konusuna yer vermemişlerdir.3 Ebu’l-Mu‘în en-Nesefî (ö. 508/1115) Bahru’l-kelâm adlı eserinde peygamberlerin ismeti konusuna hiç değinmemiş;4 Tebsiretü’l-edille’sinde ise peygamberlerin getirdiği temel ibadet esaslarından bahsederken namazla ilgili bir yerde zelle’nin çoğulu “zelel” sözcüğünü bütün insanların yapabileceği küçük hatalar (sağairi’z-zelel) olarak kelime anlamında kullanmıştır.5 Ömer enNesefî (ö. 537/1142) Akâid risalesinde peygamberlerin sıfatları ve ismet konusundan bir cümle ile bahsetmiş, ancak zelle kavramını kullanmamıştır. Bu cümle şudur: “Tüm Peygamberler, Allah Teala’dan aldıklarını hakkıyla bild