Turkish Text
imlerinden Abdülkâhir el-Bağdâdî (429/1037), Eş'arî kelâmının akıl nakil dengesini şu sözlerle ortaya koymaktadır: "Akıl, Allah’ın Zâti sıfatları, ibadetler ve ahiret ahvali gibi konularda caizliğe hüküm verirken; nakil, vucubiyete hükmeder. Mesela cennet ehlinin nimetlerinin ve kâfirlerin azabının ebedî olacağına dair bilgi aklen caiz, naklen vaciptir. Peygamber göndermek aklen caiz, naklen vaciptir. Tekrar diriltilme aklen caiz, naklen vaciptir."3 Mâtûrîdî âlimlerinden Nûreddin es-Sâbûnî'ye (580/1184) göre Resûl, aklın tek başına ulaşamayacağı bilgileri getirir. Zira aklın ilgilendiği konular vâcib, mümteni' caiz olmak üzere üç kısma ayrılır. Akıl, vâcib ve mümteni' hakkında hüküm verirken