Turkish Text
ler gibi olmadığı; varlığının “cisim, cevher ve araz”dan uzak olduğu ifade edilirken daha çok Mutezile gibi mezheplerin kullandığı terimlere şahit oluyoruz. Yine Allah’a ait sıfatların iptalinin, Kaderiye ve Mutezile’nin görüşü olduğu belirtilmektedir.35 Ayrıca, “Sükûn”un da “Hareket” gibi fiil olduğu ifade edilmek suretiyle36 felsefî ve Kelâmî üslubun kullanılmış olduğu söylenebilir. “Mürcie’nin dediği gibi iyiliklerimiz makbul, kötülüklerimiz affedilmiştir demeyiz” 37 sözü, Ebû Hanîfe’den sonra kelâmî bir ekol haline gelmiş olan Mürcie’ye karşı reddiye olarak söylenmiştir. İman’da “İrca” yı, amellerde de “Cebr” i kabul eden Mürcie 38’nin on iki fırkaya ayrıldıkları sayılmış olup daha çok i