Turkish Text
İlk tarafta yer alan Mürcie ekolü ve Ebû Hanîfe, imânı sadece kalbin doğrulaması (tasdik) ve dilin söylemesi (ikrâr) olarak görmüştür.2 Bu anlayışa göre, ameldeki eksiklik veya günah işlemek kişiyi dinden çıkarmaz, çünkü amel imânın özü değil, sadece bir neticesi ve meyvesidir.3 Diğer tarafta ise Hâricîler ve Mu‘tezile, imânı eylemden ayırmaz. Hâricîlere göre tüm azalarla ibadet etmek imânın şartıdır. Bu yüzden büyük günah işleyen kişi doğrudan kâfir sayılır.4 Mu‘tezile ise daha ılımlı bir yol izleyerek günahkârı kâfir saymasa da onu mümin ile kâfir arasında bir menzilde dolayısıyla “fâsık” olarak 1 2 3 4 en-Nisâ 04/92-93. Abdülkerim Şehristânî, Dinler ve Mezhepler Tarihi (el-Milel ve’n-n