Turkish Text
816/1415) ise hikmeti; adalet, ilim, hilim, nübüvvet, Kur’ân ve İncil diye açıklar4. Elmalılı Muhammed Hamdi Efendi (ö. 1942), hikmetin iki esas yönüne dikkat çekerek “Masdar olarak hikmetin menʻ-i fesâd ve celb-i salâh manası vardır ki hüküm, hükûmet, muhkemlik hep bu esastan alınmıştır” der (1993, 1: 915). Bu manalardan hareketle, hikmeti; “insanı cahillik, akılsızlık, haksızlık ve fesattan koruyup engelleyen ve ona iyi şeyleri kazandıran ilim ve anlayış” diye tarif edebiliriz. İlk dönem müfessirlerinden Mukâtil b. Süleymân (ö. 150/767), hikmet kelimesinin Kur’ân’ın öğütleri (el-Bakara 2/231, 269; en-Nisâ 4/113; en-Nahl 16/125), anlayış, ilim (el-Enʻâm 6/89; Meryem 19/12; Lo