Turkish Text
84; Cağfer Karadaş, Kellim Düşüncesinde Evren ve İnsan, Bursa 2011, s. 5360. Şerhu'l-Akiiid'in şarihleri, felsefecilerin heyilla'yı hadis bir gerçeklik değil, sabit bir gerçeklik kabul ettiklerine dikkat çekerler. Bu da heyularun yarablmış değil, kacüı;n WlSUI ~lduğu anlanuna gelir. Dolayısıyla cevher-i ferd yerine heyulanın kabulü, kadim bir madde ve sfuetin varlığının kabulü demektir. Alem ve unsurlaruu butünüyle hadis gören kelamcının sonlu olan cevher-i ferdi bırakıp sonsuzluğu çağiıştı ran heyulayı benimsemesi, kelam zihniyeti açı~ından imkansızdır. Çünkü kadim madde ve sfuet, alemin kıdemi düşüncesini, yanı sıra Allah'ın fail-i muhtar değil, mucib bizzat olmasını gerektirir. Heyulanın