Kırgızların İslam anlayışının tarihsel arka planı ve bazı dini yapılanmalar (Sovyetlerin çöküşüne kadar)
Mederbek Kadyrov
Abstract
Karahanlılar döneminde kitleler halinde İslâm'ı kabul etmeye başlayan Kırgızlar, İslâm'ın Hanefi-Mâtürîdî yorumunu benimsemişlerdir. Kırgızların İslâm anlayışının şekillenmesinde, bozkır kültürü ile İslâm kültürünü birleştiren Ahmed Yesevî'nin ve Yesevi dervişlerinin rolü büyük olmuştur. Moğol istilası ile birlikte İslâm dünyasında etkinliği artan İslâm'ın sufi yorumu Kırgızları da etkisi altına almış, bu dönemden itibaren Kırgızlar arasında Işkilik, Kadirilik, Nakşibendilik ve Üveysilik gibi tasavvuf tarikatlarının faaliyetleri hızla artmıştır. XIX. asrın sonlarına doğru Kazan-Tatar bölgesinde ortaya çıkan Ceditçilik hareketi, Kırgızlar tarafından büyük rağbet ile karşılanmıştır. Başlangıçta eğitim-öğretim işlerine ağırlık veren Ceditçilik hareketi, zamanla hayatın tüm alanlarını kapsayan toplumsal bir harekete dönüşmüş ve Kırgız tarihini önemli ölçüde etkilemiştir. Dönemin Kırgız aydınlarının yetişmesinde Ceditçilerin büyük payı olmuştur. Kırgızistan topraklarının Sovyet idaresine geçirmesiyle Orta Asya'da Basmacılık hareketi baş göstermiştir. Siyasi ve dinî nitelik taşıyan bu hareket, Sovyet yönetimine uzun süre direnmeyi başarmıştır. Sovyetler döneminde, sufi geleneğe bağlı Laçiler ve Saçlı İşanlar faaliyetlerine devam etmişlerdir. Dinî yönüne nazaran siyasi yönü ağır basan Saçlı İşanlar günümüze ulaşamazken; Laçiler, varlıklarını günümüze kadar korumayı başarmıştır.