Seyyid Kutub'un kelam sistemi
Sayyid Qutb's theological views
Abstract
Bir hareket adamı olarak çağına damgasını vuran Seyyid Kutub, aynı zamanda bir düşün adamı olarak da geniş halk kitlelerine öncülük ve önderlik etmiş büyük bir Müslüman âlim-şahsiyettir. Nitekim o, edebî, siyasî, içtimaî ve itikadî konulara dair irili ufaklı otuzun üzerinde eser kaleme alarak, ülkesi Mısır başta olmak üzere, İslâm coğrafyasının büyük bir kısmında Müslüman düşüncesinin şekillenmesine katkıda bulunmuştur. Seyyid Kutub, Allah'ın zâtı ve sıfatları, ru'yetullah, büyük günah (kebîre), kazâ ve kader, cebr ve ihtiyâr, teklîf-i ma lâ yutak, hidâyet ve dâlâlet, kötülük (şer), nübüvvetin gerekliliği, isrâ ve mîraç, şefaat, kabir azabı, cinlerin görülüp görülemeyeceği, imâmet gibi Akâid ve Kelâm İlmi'nin belli başlı konularında görüş beyan etmiştir. Bu tezde onun büyük önem arz eden söz konusu itikadî ve kelâmî görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Seyyid Kutub, itikadî ve kelâmî görüşlerini beyan ederken, kelâmî tartışmalardan mümkün olduğunca uzak durmakla beraber, doğruya ulaşmada aklı da kullanmıştır. O, aklın sınırlılığı gerçeğine vurgu yapmakla birlikte, vahyi anlamada aklın birinci derecede gerekliliğine işaret etmiştir. Seyyid Kutub'un, itikadî sistemini belirlerken, hangi itikadî mezhebe yakın veya uzak durduğuna dair bir ceht ve gayret göstermeksizin, "kendine özgü bir bakış açısı"nı hâkim kılmaya çalıştığı kolayca gözlemlenmektedir. Bu bağlamda onun itikadî hususlarda, akılla birlikte haber'in vazgeçilmezliğine işaret ettiği, Kur'an ve Sünnet'in temel referanslar olduğuna kuvvetli vurgu yaptığı görülmektedir. Nitekim Seyyid Kutub'un, itikadî birçok konuda Selef âlimlerinin görüşlerine meyletmiş olsa da, bazı hususlarda Eş'arîler, Mâturidîler, Mu'tezilî âlimler ve hatta Hâricîler'in görüşleri istikametinde fikirler serdettiği gözden kaçmamaktadır. Seyyid Kutub, itikadî birçok konuda Selef ve Ehl-i Sünnet'in görüşlerine katılsa da, onun büyük günah işleyen kimsenin imandan çıkarak fâsık olduğunu kabul etmesi, ayrıca ru