Түрікше мәтін
Ebi Rebah (115/733) ve Nâfî (ö. 117/735), sahabeden aldıklarını rivayet etmenin yanında tefsirde içtihada diğer bir ifadeyle akli yoruma (tefsir bi’r-re’y, dirâyet) daha fazla yer verdiler. Sırf Taberî’nin tefsirindeki rivayetler bile bunu test etmeye yeter. Nihayet ikinci asrın ortalarına gelinceye kadar büyük bir inkişaf olmuş ve artık şifahi aktarılan tefsire ait bilgiler yazıya geçirilmeye başlanmıştır. Eğer Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855)’in, ‚Şu üç şeyin aslı yoktur: tefsir, melahim ve megazi.‛9 sözü bizatihi ona aitse hala daha Kur’an’ın tefsir edilmesine en azından ihtiyatlı yaklaşıldığı anlaşılır. İlmin ilerlemesi, İslam toplumunun siyasi ve sosyal olarak genişlemesi,