Түрікше мәтін
Ebû Hanîfe'nin iman ve ameli ayrı değerlendirerek tüm Müslümanları iman konusunda eşit kabul etmesi, Müslüman olmalarına rağmen siyasi ve sosyal baskılar15 görmeye devam eden Mâverâünnehir ve Horasan halklarının sevgisini kazanmasını sağlamıştır. Ebû Hanîfe’nin bu tutumu aynı zamanda Hanefiliğin bölgede yayılıp, devamında da Hanefi-Mâtürîdî geleneğin oluşmasına zemin hazırlamıştır.16 Öncelikle bölgede Dârü’l-Cüzcâniyye ve Dârü’l-İyâziyye ekolleri oluşmaya başlamıştır. Nitekim bu ekollerden olan Dârü’l-Cüzcâniyye’de Mâtürîdîliğin kurucusu Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (ö.333/944)’nin ders aldığı bilinmektedir.17 Ancak Hanefi gelenekten beslenen İmam Mâtürîdî tarafından Mâverâünnehir topraklarında te