Түрікше мәтін
Bunun yanı sıra İslâm Devleti’nin sınırlarının doğuda İran, Hindistan ve Çin’e, batıda Suriye, Ermenistan ve Mısır’a değin hızlı bir şekilde yayılışı sonucu farklı kültürler ile karşılaşması, İslâm’ın kendini iyi bir şekilde sunması ve bulanık zihinlere gereken tatmin edici cevabın verilmesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda Mu‘tezile âlimlerinin, kelâm ilminin sistematik kurucuları olarak İslâm akidesinin aklî savunusunu üstlendiği bilinmektedir. Daha sonra Ebû’l-Hasen el-Eş‘arî (öl. 324/935) ve Ebû Mansûr el-Mâtürîdî ile şekillenen ekollerle birlikte kelâm ilmi gelişimini sürdürmüştür. İslâm inanç sistemine ters düşmeleri sebebiyle kelâmcıların muhatap aldığı dinlerden Hristiyanlık ve Yahud