Түрікше мәтін
Mâtürîdî, Te’vîlâtü’l-Kur’ân, 2/317-318; 12/279; Alâeddin es-Semerkandî, Şerhu Te’vîlâti’l-Mâtürîdî, nr. 176, vr., 426b; krş. Câhız, er-Red ale’n-nasârâ, nşr. Abdüsselâm Hârûn, Resâilü’l-Câhız içinde (Kahire: Mektebetü’lHâncî, 1384/1964), 3/337-341. Bu anlamda Mâtürîdî Rûhullah, Halîlullah, Habîbullah, Zebîhullah, Kelîmullah gibi lafızları da zikreder ve burada yaratılış anlamını ortadan kaldıran başka bir zanna kapılmamak gerektiğini ifade eder. bk. Mâtürîdî, Te’vîlâtü’l-Kur’ân, 2/298; 4/51. 19 Mâtürîdî her iki kavramı birbirinin yerine de kullanmaktadır. Ancak metindeki kullanımdan hareketle nefisle ruhu ya da ruhla nefsi kastettiğini anlamak mümkündür. Meselâ “ruhanî ve cesedanî hayat