Түрікше мәтін
d’in nübüvvetini her yönüyle kritik ettiği, buna mukabil Müslüman âlimlerin de ileri sürülen iddiaları çürütme çabası içerisine girdiği bir ‘ispat ve redd’ denkleminde ilerlemiştir.10 Nübüvvetin bu aşaması, Kur’ân odaklı ve daha ziyade içerik tartışması olarak geçilmiştir. Ebû’l-Huseyn el-Hayyât’ın (h.330/m.913) nübüvvetin bu aşamasına ilişkin olarak verdiği bilgiye göre İbn er-Ravendî, peygamberliği sihir ve kehanete indirgeyen ve Kur’an’ı hikmet dışı, çelişik ve dilsel hatalarla dolu bir eser olarak gören eleştirilerde bulunmuştur.11 Bu sürecin anarşist düşünürlerinden biri olan ünlü tabiatçı Zekeriyya er-Râzî ise, nübüvvete gereksinim olmadığı, akıl temelinde hiçbir hikmet değeri taşımadı