Түрікше мәтін
Ebû Hanife döneminde temel akaid öğretiminden sonra fıkıh ilmine duyulan ihtiyacı göz önüne alarak pratiğe yönelmiştir (Acimamatov, s. 19). O, bu yüzden fâkihlerin mütekellimi olarak isimlendirilmiştir (Bağdadi, 1990, s.36). Onun bu tutumu takipçileri olan Hanefiler arasında oldukça ilgi görmüş ve sonraki dönemlerde de her iki ilim dalında beraber ilerleme söz konusu olmuştur. Bundan dolayı Hanefi usulcüler aynı zamanda Kelâmcı usulcüler olarak değerlendirilebilir (Düzgün, s. 230). Mâturidi, Ebû Mûin en-Nesefi, Ebû Yusr Muhammed el-Pezdevi, Lâmişi, Aleaddin Semerkandî bunlardan bazılarıdır. Onların bu gayreti ve çabaları, dini bir bütün olarak anlayabilme başarısını getirmiştir (Nesefi