Түрікше мәтін
TAFA SAİT KAPLAN & MUSTAFA BORSBUĞA ʿibâd, kazâ-kader ve hüsün-kubuh gibi müteaddit başlıklar altında bu disiplinlerin kendi ontolojik ve epistemolojik perspektifleri bağlamında incelenmeye konu olmuştur. Dolayısıyla hüsün ve kubuh meselesi de fiiller konusuyla bağlantılı şekilde gündeme gelmiştir.1 Meselenin çok boyutlu olması sebebiyle buna ilişkin önemli bir yazım geleneği ve literatürünün de teşekkül ettiği görülmektedir. Konu, ilk dönemlerden itibaren canlılığını sürdürmekle beraber Osmanlı ilim muhitinde de bu canlılık ve hareketlilik artarak çok katmanlı bir metin anlayışına dönüşmüştür. Çalışma konusu olan Muhammed b. Ahmed etTarsûsî’ye ait Telvîḥun ila’t-tercîḥ fî mesʾeleti’t-taḥsî