Түрік тіліндегі Мәтін
Ebü'l-Hasen Ali b. Saîd er-Rüstüfağnî (ö. y. 350/961), nisbesinin gösterdiği üzere Semerkand yakınlarındaki bir köyde doğmuştur; Ulrich Rudolph'un belirlediği, Mâtürîdî'nin gerçek anlamda öğrencisi olduğu kanıtlanabilen üç âlimden biri ve talebeler arasında en bağımsız seslerden biridir.
Mebde olarak öne çıkan rivayete göre er-Rüstüfağnî, bir rüyasında hocası Mâtürîdî ile günahların affı meselesini tartışmıştır. Hoca, hiç namaz kılmamış olsa bile herhangi bir mümini Allah'ın affedeceği kanaatindedir — bu, Hanefî-Mürciî geleneğin yerleşik iyimser tutumudur. Öğrenci ise bu güvene itiraz ederek Kur'an'daki namaz emrini karşı argüman olarak öne sürer. Rudolph, olayın kurgusal olmasına karşın içerdiği tartışma konusunun gerçek bir diyaloğu yansıtıyor olabileceğini değerlendirmektedir.
Er-Rüstüfağnî'nin kelâmî tutumu hakkında daha somut bilgiler Ebü'l-Muîn en-Nesefî'nin *Tebsîratü'l-edille*'sinden ve Beyâzîzâde'nin *İşârâtü'l-merâm*'ından elde edilmektedir. Nesefî, onun vahye dayalı imanla aklî delile dayalı imanı eşit düzeyde değerlendirdiğini aktarır; bu, er-Rüstüfağnî'nin hocasıyla paylaştığı bir görüştür. Beyâzîzâde ise onun tekvîn (yaratma) sıfatı ve fiiiller (aʿfâl) konusundaki görüşünü doğrudan *İrşâdü'l-mühtedî*'ye atıfla nakletmektedir; aktarılan içerik ana Hanefî-Mâtürîdî çizgisinden ayrışmamaktadır.
Er-Rüstüfağnî'nin asıl kelâm eseri olan *İrşâdü'l-mühtedî* günümüze ulaşmamıştır; bununla birlikte on yedinci yüzyılda Beyâzîzâde'nin hâlâ bu esere başvurması, etkisinin yüzyıllar boyunca sürdüğünü kanıtlamaktadır.