Түрікше мәтін
ın varlı ını ispat etmek, sonra arazların hâdis oldu unu bilmek, sonra da arazların bize benzemeyen bir muhdisinin yani fâilinin olması gerekti ini bilmek gerekir ki o da Allah’ tır.6 Mukallit ilerde açıklanaca ı üzere bu dü ünce tarzından uzak kimse oldu una göre taklidin Kâdî Abdülcebbâr’ca me ruiyeti yoktur. Mukayese yapmak gerekirse Mâtürîdî âlim Ebu’l-Muîn en-Nesefî (508/1115) mukallit bir ki inin, imanın rüknü ve hakikati olan tasdiki yerine getirdi ini, bununla birlikte taklit yoluyla delillerden yoksun kaldı ı ve deliller esnasındaki me akkate katlanmadı ı için sadece sevaptan mahrum oldu unu, imandan mahrum kalmadı ını belirtmektedir. Nesefî, “(Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için)