Түрікше мәтін
de başta Mu‘tezile olmak üzere kelâmcıların eliyle gelişme imkânı bulan akılcılığı, salt tercüme faaliyetlerinin etkisine bağlamak noksan bir değerlendirme olur. Zira aksiyomatik önem bağlamında henüz erken sayılabilecek bir dönemde patlak veren felsefî karakterli ridde hareketlerine karşı diğer mezheplere mensup bilginlerle birlikte özellikle Mu‘tezile, İslâm akidesini savunmak için aklî delilleri sıklıkla kullanmak durumunda kalmıştır.8 İslâm’ın erken döneminde kaleme alınan teliflerde görülen şekliyle Mu‘tezile’den çoğu düşünür, dinî savunularında nakille birlikte aklı da merkeze alıp bilgi sistemlerini, akıl yürütme (istidlâl-i akl) veya diğer bir deyişle nazar metodu üzerinde inşa etmiş