Түрікше мәтін
nduğu fakat çoğunun ise imandan hariç fâsık kimseler” olduğu, o fâsık kimseler için de “Eğer îmân etselerdi9 elbette kendileri için hayırlı” olacağı ifade edilmektedir. İşte 113. âyet-i kerimede, Ehl-i kitaptan iman ederek o hayırlı ümmete, ümmet-i Muhammed’e, “ümmet-i kâime”ye dâhil olanların vasıflarından bahsedilerek, onların Ehl-i kitabın fâsıkları, yani kâfirleriyle aynı olmadığı anlatılmaktadır.10 Fahreddîn er-Râzî’nin (ö. 606/1210) de işaret ettiği gibi Cenâb-ı Hak, o Müslüman olan Ehl-i kitabın, şerlilerden olması bir yana aksine onların en yüksek dereceye nail olduğunu bildirmiştir. Böylece Allah Teâlâ bu câhillerin sözünün tesirini iman edenlerin kalplerinden kaldırmak için o mümin