Түрікше мәтін
Yoksa o, mukallidin bildiği hususları diliyle söylemesi, hasmıyla bilgi mücadelesine girmesi, ortaya çıkan müphemlikleri def etmesi, şüpheyi bertaraf etmesini kastedmiş olmamalıdır. Nesefî Eş’arî’nin bu konudaki görüşünü, insanlar dinlerini bozacak bir şüpheyle karşılaştıklarında söz konusu şüpheyi dil ile olmasa da kalben def edecek derecede inancını temellendirmesi gerektirdiği şeklinde anlamaktadır. Mutezile de bir kimsenin “her bir meseleyi, aklının yardımıyla, mukabil şüpheyi ber-taraf edebilecek şekilde bilmedikçe mümin sayılmaz” kanaatini ortaya koymaktadır.30 Sabunî (v. 580/1184) ise mukallid meselesinin bir dağ başında doğup yaşayan ve kainatın yaratılışı ile onun Yaratıcısı hakkınd