Түрікше мәтін
birlikte, delalet ettiği her bir ferdi kesin olarak kapsayıp kapsamadığı konusunda usul âlimleri üç grup oluşturmuşlardır (Bardakoğlu, 1989; Semerkandî, 1997, s. 277). 1. Ashabü’l-vakf (tevakkuf edenler): Bu görüşte olanlar gerek amel gerekse de itikat konularındaki âmm lafzın şümulü hakkında kesin bir şey söylenemeyeceğini, bu lafızlar müşterek ve mücmel bir kelime gibi olduğundan bunlarla ne kastedildiği ortaya çıkıncaya kadar tevakkuf edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Mürcie ve Eş’ariyye’nin çoğunluğu ile İbnü’r-Râvendî, Muhammed b. Şebîb ve Hanefilerden Ebû Saîd el-Berdeî (317/929) bu görüştedir (Debûsî, 2001, s. 96; Semerkandî, 1997, s. 278). 2. Ashabü’l-husûs: Bunlara göre, âmm laf