Түрікше мәтін
ını şuurlu bir şekilde idrak etmişlerdir.53 Fakat onların Kur’ân’a olan geniş perspektifli bu bakış açıları, onları Kur’ân hakkında rahatça konuşmaya sevk etmemiş; aksine bu konuda gayet titiz davranmışlardır. Neticede sahâbe kuşağı bu iki durum arasında bildiklerini temkinli bir şekilde başkalarına aktarmaya çalışmışlar, ilmi gizlememekten yana tavır takınmışlardır. Bu tavrın bir neticesi olarak mesela bazı sahabîler Kur’ân-ı Kerîm’in tefsirine dair açıklamalarından dolayı sahabenin müfessirleri olarak tanınmışlardır. Suyûtî bunlar arasında dört halife, İbn Mes’ûd (ö.32/652-53), İbn Abbâs (ö.68/687-88), Zeyd b. Sâbit (ö.45/665[?]), Ebû Mûsâ el-Eşʻarî (ö.42/662-63) ve Abdullah b. ezZübeyr’i