Түрікше мәтін
nmamasından dolayı Usûlü’d-dîn, akîde olarak isimlendirilmiş, kalpte itikad olmadan sadece dil ile iman esaslarını ifade etmenin münafıklık olduğu belirtilmiştir.27 Aralarında İmam Mâtürîdî, Ebû Bekir el-Bâkıllânî (ö.403/1013, İmâmü’l-Haremeyn el-Cüveynî (478/1085) ve Ebu’l-Muîn en-Nesefî (ö.508/1114) gibi meşhur kelâmcıların bulunduğu bir kısım İslâm ulemâsı imanın: “kalbin tasdikinden ibaret” olduğunu söyleyip, dil ile ikrarı, dünyevî hükümlerin uygulanması açısından zorunlu görmüşlerdir.28 İmâm Şâfiî, Mâlik, Ahmed b. Hanbel gibi bazı selef âlimleri ise, ameli imandan bir cüz kabul etmekle29 birlikte onların iman için tasdik ve ikrarı yeterli bulmayıp, uzuvlarla ameli zorunlu görmelerinin,