Түрікше мәтін
re sahip”, Taberî’nin tefsiri için de “tefsirde en doğru ve en güvenilir” ifadelerini kullanmış fakat rivayet tefsiri ya da dirayet tefsiri ayrımına girmemiştir. Tefsirin önemli ölçüde nakle bağlı olduğunu bir kısmının da istidlal veya istinbat ile elde edilebileceğini söylemiştir.8 Taşköprüzâde (ö. 968), tefsirleri, kısa, orta ve geniş hacimli eserler şeklinde üç grup olarak ele almıştır.9 Dihlevî (ö.1176) ise tefsiri, hadisçilerin, kelamcıların, usulcü fakihlerin, dilcilerin, belağatçıların, kıraatçıların, sufilerin tefsiri şeklinde kısımlara ayırmıştır.10 Adı geçen bu kaynaklarda, me’sur veya rey yöntemleriyle yazılmış tefsir listeleri yoktur. Tefsirdeki yöntem farklılıklarına yer verilir