Түрікше мәтін
n. e., I, 402; II, 11,404, 437. Mevlüt Özler, E/ıl-i Siimıet-Ehl-i Bid'tıt, s. 37. Kanaarimizce "akide"yi "kelam" dan kesin çizgilerle ayırma imkanı yoktur. Bu çerçevede Allah'ın varlığı ve birliği, Hz. Muhammed'in son peygamber olduğu (şehadeteyn), ahirerin bir hesap ve karşılık yurdu olduğu ve Kur'an'ın bir bütün olarak ilahi vahye dayandığı inanci istisna rurulursa salt bir İslam akldesinden söz ermek de oldukça güçrür. Dolayısıyla "Akide Kur'an'da mevcuttur, kelamın görevi ise oıtu aklen temelienelirmek ve savunmakrır" ifadesi yerine, "Bizarihi kdam, Kur'an'dan hareketle bir akide inşası sürecine tekabül etmektedir" cümlesi, hakikat