Түрікше мәтін
Onlar kozmolojik delillerle bu savunmaya destek imkânını araştırmışlardır. Bu bağlamda geliştirilen argümanlarla, İslâm akidesinin temel rüknü olan tevhid savunusunu tahkim etmişlerdir. Nitekim klasik kelâm geleneğinde Bâkıllânî, Sâbûnî ve Teftâzânî gibi otorite isimler, ulûhiyetin ispatını merkeze alarak âlemi bu ispatın bir delili kılmışlardır. Örneğin Bâkıllânî, hudûs delili üzerinden yaratıcının varlığını temellendirirken3 Teftâzânî ve Cürcânî, makâsıt olarak isimlendirdikleri ontolojik incelemeleri marifetullahın bir mukaddimesi olarak kurgulamışlardır.4 Modern dönem çalışmalarında da vurgulandığı üzere kelâm ilmi, metodolojik olarak “bilinenden (âlem) bilinmeyene (yaratıcı)” giden bir