Түрікше мәтін
Kelâm âlimleri selim akıl, havâs-ı selîme (sağlam duyular) ve haber-i sâdık sacayağına dayanan bilgi epistemolojisini kullanarak, varlık anlayışlarını teolojik bir zemine oturtmuşlardır. Dogmatik yaklaşımlardan ziyade, tabiat kanunlarıyla/sünnetullah uyumlu bir metodoloji benimseyen bu düşünürler siyasi istikrarsızlıklar ve kültürel etkileşimlerin tetiklediği bir ortamda cisim, cevher, araz, illiyet, irade ve kader gibi temel ontolojik ve teolojik kavramları sistemleştirmişlerdir. Neticede kelâmcıların her ekolü kendi aklî istidlâl yöntemleri doğrultusunda Kur’ân nasslarını merkeze alan özgün birer doktrin inşa etmiştir.5 Söz konusu dönemde cereyan eden tartışmalardan biri de âlemin kıdemi v