Түрікше мәтін
Yakın tarihimizde Kur’ân’a makâsıd ekseninde bakma geleneğini, Osmanlı coğrafyasında, 19. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle, milliyetçilik ve ulus devlet anlayışına karşı, “İttihad-ı İslâm/İslâm birliği” fikir ve söylemini dillendirmeye başlayan Nâmık Kemal (1840-1888), Ali Suâvî (1839-1878) ve Ziya Paşa (1825-1880) gibi “İslâmcılar”a kadar vardırmak mümkündür. Bu bakımdan söz konusu aydınlar, geleneksel İslâm’ı, “İslâmcılık” fikrine dönüştüren ilk kuramcılar olarak tanımlanmıştır.1 Toplumsal meselelerin çözümünü Kur’ân’da arama geleneğinin diğer çağdaş temsilcisi, -fikir önderi Muhammed Abduh (1849-1905) olan- Mısır merkezli Klasik İslâm Modernizmi’dir. Her iki hareketin ortak paydası, Müsl