Түрікше мәтін
Böyle olsaydı, indiği günden bugüne kadar zuhur eden olaylar ile Kur’ân’ın beyanları arasında tezatın oluşması kaçınılmaz bir durum olurdu. Kur’ân, Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla indirilmiş ilahi bir kelamdır. Bu kelam, yokluğun varlığa, varlığın yokluğa akışını, ilim-hikmet, nur-zulmet, hayat-memat benzeri belagat ve tebligatla tezyin edilmiştir. Kur’ân bütün bu olay ve olguları isim ve kavramlar üzerinden kendisine mahsus belli bir usul ve üslup üzerinden fasılalı bir şekilde tebyîn ve tefsir etmektedir: “Allah’a, Resulüne ve indirdiğimiz Nur’a (Kur’ân’a) iman edin!”1 “Allah göklerin ve yerin Nur’udur.”2 et-Tegābün 64/8. en-Nûr 24/35. 1 2