Yükleniyor…
Yükleniyor…
Ebû Cafer et-Tahâvî tarafından kaleme alınan el-Akîdetü't-Tahâviyye, Mısır bölgesinde Ebû Hanîfe'nin itikadi görüşlerini aktaran yegane metindir. Herhangi bir tartışmaya girmeden Ebû Hanîfe'nin görüşlerini vermekle yetinen metin, temelde Ebû Hanîfe ile Ehl-i Sünnet'in genel itikadî görüşlerinin uyumunu ortaya koymayı hedefleyen bir içeriğe sahiptir. Kaleme alındığı IV/X. yy başlarından sonra bölgede izi kaybolan eser, aynı dönemde Irak üzerinden doğu bölgelerine taşınmıştır. Hanefilerin Horasan-Maveraünnehir bölgesinde Şafiî-Eşarîlerle girmiş oldukları tekvin sıfatının ezelîliği tartışmasında gündeme gelen metin, VI/XII. yy'dan itibaren ardı ardına kaleme alınan bir şerh literatürünün merkezine oturmuştur. Genelde Hanefî-Mâtürîdî çevrelerce kaleme alınmış olan bu şerh literatürü, el-Akîde metnini büyük ölçüde Hanefî-Mâtürîdî kabullerle ilişkilendirmeye çalışmışlardır. Söz konusu şerhler vasıtasıyla el-Akîde, süreç içerisinde kendi hususi niteliği ve üretilmiş olduğu bağlamdan tamamen farklılaşarak Mâtürîdî görüşlerin dile getirildiği bir metne dönüşmüştür. Bu şerhler, Mâtürîdîliğin nüfuz alanını genişleterek Irak, Şam ve Mısır gibi batı bölgelerinde yayılmasına önemli katkı sağlamışlardır. Bu çalışma, büyük ölçüde el-Akîdetü't-Tahâviyye metninin Hanefî-Mâtürîdî Kelâm geleneğiyle teması ve bunun sonucunda metnin, şerhler vasıtasıyla yaşadığı dönüşüm ile bunun Mâtürîdîliğin yayılmasındaki rolünü ele almaktadır. Bu yönüyle çalışma, el-Akîde metnini, üretildiği bağlam ve tarihsel serüveni ile üzerine yazılan şerhleri, içinde yer aldığı düşünce geleneğiyle birlikte bütüncül bir açıdan incelemeyi hedeflemektedir.