Түрк тилиндеги текст
Fakat düşünce sisteminde Allah’ın kudret sıfatını önceleyen bir metodoloji ile bir sistem kurulduğu için Allah’ın insana verdiği ilim, irade, kudret vb. yetenekler neredeyse yok sayıldı. İnsana ve aklına güvensizlik ön plana çıkarıldı. Üretmekten ziyade hazır ile yetinen bir varlık konumuna getirildi. Allah’ın fiillerindeki hikmetin sorgulanması doğru bulunmadı. Aynı dönemde İslam coğrafyasının başka bir yöresinde (Maveraünnehir/Semerkant) Ebû Hanîfe’nin temellerini attığı düşünceler doğrultusunda yetişen İmam Mâtürîdî, sünnî düşünce adına önemli yorumlar geliştirdi. Bu geleneğe bağlı olan âlimler akıl-vahiy dengesi konusunda daha sağlıklı usuller geliştirdiler. Allah’ın halife varlık olarak