Түрк тилиндеги текст
Akla uygun hareket eden kişinin fiili hikmetin çerçevesi dışına çıkmayacağı için kendi aklının da bir parçası olduğu bu dünyanın hikmete aykırı olarak anlamsız ve saçma bir temel üzerine inşa edildiğini düşünmesi mümkün değildir. Görüldüğü üzere akıl, “hikmet” gerçeğine dayalı olarak elde edeceği bilgi vasıtasıyla sahibini ahlâkî açıdan yükümlü kılan bir önemli bir kaynak olmaktadır. Mâtürîdî açısından bakıldığında, kişinin kendi dünyası ve içinde yaşadığı dış dünya hakkındaki aklî çıkarımlarına dayalı deliller sonucunda ulaştığı tanrı tasavvurunun ahlâkî fiile yön veren birincil unsur olduğunu, O’na ibadet etme ve şükretme bilincinin ise bu tasavvurdan hemen sonra geldiğini görüyoruz: “Özle