Түрк тилиндеги текст
karşılığını aramaya koyuldular.36Temel amaç, bu konunun yeni bir konu olmadığını ve mezhebin ilk temsilcilerinden itibaren savunula geldiğini ortaya koymaktı. Hanefî gelenek içerisinde buna sistematik bütünlükte cevap bulabilecekleri en güçlü isim, kuşkusuz Ebû Mansûr elMâturîdî idi. İşte bu noktada Mâturîdî ön plana çıkarılmaya ve ismi yüceltilmeye başlandı. Bu iş belli ölçüde Ebû’l-Yüsr Muhammed b. Muhammed el-Pezdevî, ama özellikle de Ebû’l-Mu‘în en-Nesefî tarafından üstlenildi.37 Tekvîn sıfatı bağlamında Eş‘arîlerin Hanefîlere yönelttikleri suçlamalar, Hanefî çevrelerde ihmal edilen kelamî faaliyetlerin yeniden hatırlanmasına vesile oldu. Eş‘arîlerin, Ebû’l-Hasan el-Eş‘arî’ye nispet eder