Түрк тилиндеги текст
Böylece Ebû Hanîfe'nin burada, fıtrî iman ile bütün insanların elest bezminden beri varolan bir imanla yani yaratıcısını tanıma şuuruyla ve O’nu kabullenme haliyle dünyaya geldiğini, kesbî iman ile ise insanın bâliğ olduktan sonra kendi özgür irâdesiyle elde edip seçeceği îmanı kastetmiş olabileceği söylenebilir.43 Zira mü’min sıfatı ancak kesbî îman ile mümkündür. “Fıtrat Allah’ın insanoğlunun yapısına koyduğu mârifet, îman, inkâr halleridir” diyenler ise elest bezmindeki ahidleşmede şekâvet ehlinin istemeyerek “evet”, saâdet ehlinin ise isteyerek “evet” dediğini, dolayısıyla Allah’ın Müslüman olacağını bildiği kişinin fıtrat üzere, kâfir olacağını bildiği kişinin ise kâfir olarak yani fıtr