Түрк тилиндеги текст
333/944)'nin ve onun düĢüncelerini eserinde takrir eden Ebu'l-Mu'în en-Nesefî (ö. 508/1115)'nin, "ezel/kıdem" ile "ebed/bekâ"nın farkına yönelik ortaya koyduğu düĢünceyi ele alacağız. Daha teknik bir ifadeyle, "ahirette özü gereği bâki olamayan ayânın, bekâsı caiz oluyor da, takaddüm edemeyenin kıdemi niçin caiz olmuyor?", sorusuna cevap aranacaktır. Ġslam düĢüncesinde “ezel” ve “ebed”, bir baĢka açıdan “kıdem” ve “bekâ” konusu, Hicri II. asırdan bu tarafa ele alınan ve üzerinde birçok akım doğan önemli konulardan birisidir. Cehm b. Safvân (ö. 128/745) ve Cehmiyye‟nin ve onların alt grubu olan Fâniyye'nin, geleneksel düĢünceye yönelik, özellikle cennet ve cehennemin sonu hakkındaki eleĢtiril