Түрк тилиндеги текст
İslam’dan önce ve sonrası dönemlerde çeşitli din ve kültürlerin kavşak noktası olan bölgenin, İslam dininin yerleşik hale gelmesinden sonra, adı geçen şehirlerde önemli ilim ve kültür merkezleri oluşmuştur. Bu merkezlerde başta kelam/itikat, fıkıh ve tefsir gibi dini ilimler alanında çok önemli gelişmeler sağlanmıştır.1 Ebu’l-Muin en-Nesefî de hicri beşinci yüzyılın yarısından sonra (438-508) buradaki eğitim kurumlarında yetişmiş, Hanefî/Matüridî kelamında zirveye çıkarak bölgenin en önemli kelamcılarından biri olarak yerini almıştır. Hanefî fıkıh mezhebi, Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve Muhammed’in ders halkasından yetişen bazı öğrenciler tarafından adı geçen bölgeye taşınmıştır. Bu öğrencilerden