Түрк тилиндеги текст
cüğü Kur'ân-ı Kerîm'de genel olarak Allah'a izafe edilmekle beraber ilahî vahye, peygamberlere, meleklere, ümmetlere ve kişilere de nisbet edilmiştir.5 Bu çerçevede İbnu'l-Cevzi’nin (ö. 597/1200), Kur’ân’da hidâyetin yirmi dört anlamda kullanıldığını bildirdiği nakledilmektedir. Bunlar sıralasıyla şunlardır: Beyân, İslâm dini, imân, duâ, irfân, irşâd, Hz. Muhammed’in peygamberliği, Kur’ân, Tevrat, tevhîd, sünnet, ilham, ıslah, rasûl, basiretli olma, delil, öğretme, fazîlet, öne geçirme, İslâm üzere ölme, sevap, zikir, doğru, sebât.6 Hidâyet kelimesinden türetilmiş olan “hâdî” kelimesine gelince, hâdî, Arapça'ya ilk defa Kur'ân tarafından getirilmiş bir kelime değildir. Hâdî, Câhiliyye dönemi