Түрк тилиндеги текст
û Hanîfe’nin görüşlerinin devamı olmadığı idia edilmiş olsaydı, bunların fıkhî Hanefî mensubiyetleri pek hatırlanmayacak, sadece kelâmî mezhep mensubiyetlerine nispeten anılmış olacaklardı. Nitekim kelâmda Mû‘tezilî ya da Mürcî olup fıkıhta Hanefî olan kelâmcılar, Hanefî nisbesinden bağımsız bir şekilde kendi kelâmî görüşlerine nispetle anılmışlardır. Dolayısıyla hem Tahâvî hem de Mâtürîdî ve bunların kelâmî sistemlerini benimseyenlerin fıkıhta ve kelâmda Hanefî nisbesiyle anılmış olmaları, onun kelâmcı kişiliğinin önemli bir göstergesidir. Bu durumda adı geçen kelâmcıların görüşleri Sünnî kelâmî görüşler olduğuna göre, Ebû Hanîfe’nin kelâmî görüşleri daha evla bir yolla Sünnî görüşlerdir de