Түрк тилиндеги текст
ydı, peygamber tebliğde bulunmadan önce azabın gerçekleşmesi icap ederdi.24 Bâbertî, bu konuda kendi görüşünü ortaya koyarken Mu’tezile ve Eş’arîlerin yukarıdaki görüşleriyle birleştikleri ve ayrıldıkları hususları eleştirel bir yaklaşımla ele almaktadır. Ancak bu konuda Ebû Hanîfe’nin Mâturidî geleneğinden farklı düşündüğünü belirtirken eleştirmeden sadece tespitte bulunmaktadır. Bâbertî, öncelikle Ebû Hanîfe’nin bu konuda şöyle dediğini nakletmektedir: “Eğer hüsün ve kubuh akıl yoluyla sabit olmasaydı, din (şer’) bakımından da sabit olmazdı. Zira din (şer’, vahiy) gelmeden önce, kizbin (yalanın), sefehin (işi yerli yerinde yapmama), abesin (akla ve gerçeğe aykırı, yersiz, boş) kubhu (çirki