Түрк тилиндеги текст
Yani lafzın anlamı te’vil ya da ta‘tîl yoluyla değiştirilmeden Yüce Allah’a nispet edilir. Bu fırkaya mensup olanlar yed, ‘ayn, vech ve nefs gibi lafızlarla ifade edilen kavramları, Yüce Allah için birer sıfat kabul ederler. Makâlât yazarları bu görüşte olanları, ispat, tenzih ve tefvîz ehli olan Selef âlimleri şeklinde isimlendirmişlerdir. Eh-i hadîsin ekseriyeti bu eğilimdedir. İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe, Abdullāh b. el-Mübârek (ö. 181/797), el-Evzâî (ö. 157/774), Süfyân es-Sevrî (ö. 161/778), Leys b. Sa‘d (ö. 175/791), Mâlik b. Enes, Süfyân b. Uyeyne (ö. 198/814), Muhammed b. el-Hasen eş-Şeybânî (ö. 189/805), İmam Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel gibi hadisçi ve fıkıhçı âlimlerin de bu cenahta yer al